GELENEKSEL DEVİNİMLER
ERKAN ZEKİ AR İLE DOĞAÇLAMA ÜZERİNE
SOHBET
28 OCAK 2017 / YELDEĞİRMENİ
Yaratan Disiplinler 3. sezonun
ilk açık sohbetinde, doğaçlamanın da arasında olduğu üç alt konu belirmişti. Bugün
üçüncüsü düzenlenecek olan açık sohbetten önce, gitarcı ve müzisyen Erkan Zeki
Ar ile “Doğaçlama” hakkında konuşmak için buluştuk.
Tolgay
Neden doğaçlıyoruz?
Erkan
Hayat zaten doğaçlama üzerine kurulu. Müzikte
doğaçlamayı sevmemin sebebi de doğaçlamanın hayatla ilişkili olması. Evrim de
bir doğaçlama ve mutasyonlar silsilesi; kendiliğinden, tahmin edilmeyen ve kurgulanmayan
şeylerin sebep olduğu gelişmeler dizisi.
Müzikte doğaçlarken birçok kaza oluyor. Çok
güzel bulduğun ya da hiç hoşuna gitmeyen şeyler ortaya çıkabiliyor. Eleyerek ve
seçerek ilerliyorsun. Bu bakış açısı özgüven ile kendinin farkında olmanı
sağlıyor. Kimsenin o kadar mükemmel olmadığını fark ediyorsun. Benim hayatım da
genel olarak bunun üzerine kurulu.
Tolgay
Doğaçlarken ne hissediyorsun? Doğaçlarken seni izleyen
kişilerin nasıl hissettiğini düşünüyorsun?
Erkan
Dönemine göre değişiyor. Doğaçlamaya ilk
başladığım zamanlarda gelişine çalıyordum. Kaybolmuş hissediyordum. Müzikal
formu genel olarak takip edebiliyordum ama aradaki ayrıntıları kaçırıyordum.
Çalıştıkça üstesinden gelebilmeye başladım.
Doğaçlama sırasında bambaşka bir boyuta geçip
evren değiştiriyorsun. Zamanla fark ediyorsun ki doğaçlamada senin katkıların
kadar yanındaki ekip üyeleri de çok önemli bir yere sahipler. Yaptığını vezir
de rezil de eden yanındaki ekip. Eşlik etmek doğaçlamadan daha zor.
Bizi izleyenler de eğer hislerimizi
paylaşıyorlarsa onların çok mutlu olduklarını düşünüyorum çünkü sahnede benim
için sadece mutluluk var.
Tolgay
Sen izleyici konumuna geçtiğinde başkası doğaçlarken neler
hissediyorsun?
Erkan
Onu kestirmek zor. Sergilenen bir müzik, dans
veya oyunun ne kadarının doğaçlama veya kurgulanmış olduğunu her zaman
bilemiyorum. İster istemez işin teknik kısmını düşünüyorum. Eskiden hiç teori çalışmamışken
doğaçlama benim için daha mistikti. Yapılanlar ilahi görünüyordu. İşin
tekniğiyle uğraşmaya başladıktan sonra birçok şeyin matematikte karşılığı
olduğunu gördüm.
Tolgay
Doğaçlama bir altyapı ve temele bağlı mı?
Erkan
Müziğin içinde ve dışında çalmak ile ilgili. Bunu
da keskin bir şekilde ayırmak gerekmiyor. Ortada bir yapı var. O yapının
içinden o yapıyı temsil edebilirsin veya o yapıya çok aykırı çalabilirsin. Bunu
ekip olmadan da yapabilirsin ama o zaman yapı çok belli olmadığı için neyin
dışına çıktığın veya içinde kaldığın anlaşılamıyor. Ancak çok profesyonelsen
bunu başarıyorsun. Bir altyapının olması insanı yönlendiriyor.
Ekip küçüldükçe şarkıyı temsil etmek daha da
güçleşiyor. Büyük ekipte iş bölümü ile temsiliyet daha kolay. O yüzden üçlü olarak
çalmak dörtlü olarak çalmaktan daha zor. Omzumda daha çok yük hissediyorum. Hele
ikili olduğunda daha da yalnız oluyorsun.
Tolgay
Belli bir altyapı eşliğinde doğaçlama daha
farklı bağlamlara geçebiliyor. Nasıl koşullar doğaçlama için elverişli?
Erkan
Sevdiğim insanlarla rahat bir ortamda olmak
önemli. Gergin insanların gözünün içine baktığı sessiz bir yer keyifsiz
olabiliyor. Kendimi rahat hissettiğim bir yerde sevdiğim insanlarla olduğumda
müzik de bambaşka yerlere gidiyor. Bunun yanında teknik memnuniyet de söz
konusu. Gitarımın tonundan memnun muyum? Davul ve bası duyuyor muyum? Ama öncelikle
zihinsel olarak huzurlu hissetmem önemli çünkü sahnede bir şalteri kapayıp
diğerini açıp bambaşka bir boyuta geçmek gerekiyor.
Tolgay
Müziğin içinde ve dışında çalmaktan bahsettin.
Amaç ve kısıtlar olmadan
da doğaçlama yapılabilir mi?
Erkan
Tabii ki yapılabilir. Evrimin ne amacı olabilir
ki? Oluyor sadece. Amaç, çok kolay bulunabilir. Sadece keyif almak için çalıyor
olabilirsin. Para kazanmak veya kendini birilerine beğendirmek için de
çalabilirsin. Tabii ki amacın doğaçlamayı etkiliyordur ama doğaçlama için elzem
olduğunu zannetmiyorum.
Tolgay
En fazla ne kadar doğaçlama yapılabilir?
Erkan
Bağlamsal olarak orkestra tipine ve müzik
tarzına göre değişir. Uzun bir solo, kendisine yakıştıramadığın bir parçada
bile bazen iyi duyulabilir.
Tolgay
Doğaçlamada tükendiğin bir zaman hissediyor musun?
Erkan
Bir aralar epey hissediyordum. Tükendiğini veya
tekrarladığını hissettiğin zamanlarda zaten kabuğun kırılıyor ve başka şeyler
aramaya başlıyorsun. Doğaçlamanın en güzel taraflarından biri aslında durmadan bir
arayış içinde olma hali. Bir şey illa başladığı noktaya gelmek zorunda değil.
Doğaçlamayı döngüsel değil de üç boyutlu bir spiral gibi düşünebilirsin. Bir
şeyi çember şeklinde düşünmek, “başlanılan noktaya gelinir” gibi bir ön kabule
neden oluyor.
Müzikte “kural” yerine “gelenek” demeyi çok
daha gerçekçi buluyorum. Kural olarak öğrendiklerimiz aslında birer gelenek. Meseleye
kural dediğinde doğaçlamaya ters düşüyorsun. Çok katı kurallar koyduğunda
insanları ister istemez hapsediyorsun. Hapsolmadığın zaman isteğine göre
müziğin içinde veya dışında çalabilirsin.
Tolgay
En az ne kadar doğaçlama yapılabilir?
Erkan
Çok katı kurallar doğaçlamaya hiçbir yer bırakmıyor.
Ama zaten mesele bunları kural olarak mı yoksa gelenek olarak mı gördüğün.
Tolgay
Doğaçlama neye varır?
Erkan
Eğer müzikten bahsediyorsak doğaçlamanın en üst
mertebesi bence beste yapmak. Ben tüm bestelerimi doğaçlayarak yapıyorum. Durmadan
arayış içinde olma haliyle çok ilgili. İçinde duyduğun çok farklı melodileri
çalınca bazıları diğerlerine göre ister istemez daha çok parlıyor ve çok hoşuna
gidiyor. Parlayanları da koruyup daha somut hale getiriyorsun.
Tolgay
Hayatımız boyunca – bazen çok kurallı, sıralı ve
beklendik, bazen de daha serbest ve sürprizli olarak – aslında her zaman doğaçlıyor muyuz?
Erkan
İster istemez doğaçlıyoruz. Bazen
değiştirdiğimiz günlük rutinlerimiz ve yaşam tarzlarımız var. Gözlemleyince
görüyorsun ki herkesin yaptıkları ve yapmadıkları var. Onlardan örnek alıp bir
şeyleri sen de uygulamaya başlıyorsun. Bir şekilde bir muhabbete başlıyorsun. Aslında
yetişkinliğe geçiş ve büyüme evresi bir nevi doğaçlama. Beste yapar gibi bir
rutin oluşturuyorsun. Gün içindeki pratiklerin o doğaçlamalar sonucunda belli
rutinlere dönüşüyor.
Tolgay
Doğaçlama insani bir vasıf mı yoksa makine de
doğaçlayabilir mi?
Erkan
Tabii ki de doğaçlayabilir. Doğaçlamaya insani bir
vasıf demek istemem çünkü doğaçlama canlılıkla ilgili. Doğaçlama denince evrim
olgusu o nedenle aklıma geliyor. Her şey bir iletişim halinde ve çok büyük bir
örüntü içindeyiz. Her şeyin bir iradesi var. O yüzden doğaçlama canlılık ve
devinim ile ilgili. Beynimizde olan işlevler sayesinde doğaçlayabiliyoruz. Bunu
bir makineye ve yazılıma tarif edebilirsen o da yapabilir. Çünkü beyin dediğin
şey de bir makine. Onun için makineler de doğaçlayabilir.
Tolgay
O zaman makinelerin de bizimle doğaçlayabileceği
güzel günleri görebilmek ümidiyle, bu güzel sohbet için teşekkür ediyorum.